Seven ''Böyle'' Yapmaz!


 Seven ''Böyle'' Yapmaz!

Bugünkü konuğumuz “Seven Ne Yapmaz?” şarkısı. Benim bu şarkıyla tanışmam, aynı adı taşıyan Yeşilçam filmi sayesinde oldu. Eğer hâlâ izlemediyseniz, kolaylıkla buradan ulaşabilirsiniz. Kartal Tibet ve Hülya Koçyiğit’in büyüsüne kapılmamak neredeyse imkânsız; film, izleyiciyi amansız bir aşka yenik düşürüyor. İçinde aşk kadar öfke, saplantı ve intikam da var. Filme adını veren şarkının sözleri ise şöyle:

“Bana kollarını uzatsan biraz
Sana kul olurum, seven ne yapmaz
Gel öldür bu ömür böyle tükensin
Sana bin can feda, seven ne yapmaz”

“Bu gönül uğruna neye katlanmaz
Öl desen ölürüm, seven ne yapmaz
Gel öldür bu ömür böyle tükensin
Sana bin can feda, seven ne yapmaz”

Ne kadar içli bir şarkı, değil mi? Ne de güzel bir aşk… Ama ben artık bu şarkıya böyle bakamıyorum.

Psikolojik Bakış: Kaygılı Bağlanma

Bu şarkıyı incelerken bağlanma türlerinden kaygılı bağlanma tipini kolaylıkla seçebiliyorum. “Sana kul olurum”, “Öl desen ölürüm”, “Sana bin can feda” ifadeleri bunun kanıtı. Peki sevgi gerçekten kendinden vazgeçmek, kendini feda etmek midir?

Türk toplumunda acıdan beslenme, acıyla sevgiyi kanıtlama eğilimi yaygındır; kabul ediyorum. Ama bu, sağlıklı sevgi midir? Benim yanıtım net: Hayır.

Sağlıklı Sevgi Nedir?

Sağlıklı sevgi, kendinden vazgeçmeden, kendini yok etmeden karşıdakini sevebilmektir. Tabii ki sevebilmek acı çekme riskini de içerir; çünkü sevgi, kırılganlıkla iç içedir.

Bazen sevgimizi göstermek için abartılı sözlerle karşı tarafa mesaj veririz: “Bak seni öylesine seviyorum ki, canımı veririm.” Peki bu neden? Onaylanma ihtiyacı mı, yoksa duygusal güvence arayışı mı? Halbuki sevgiyi gösterebilmenin, daha sağlıklı ve sürdürülebilir yolları var.

Sevgi, salt fedakârlık değil; paylaşmak ve birlikte büyümektir. Kendimizden ödün vermeden sevebilmek ise gerçek olgunluktur.


Yine de ne güzel şarkıdır değil mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Melisa Demirağ Kimdir?

Pygmalion Etkisi Bir Tuzak Mı?