💔 Neden Acı Veren Şeyler Bize Daha Cazip Geliyor? 💔
Hiç düşündünüz mü? Neden canımızı yakan, bizi zorlayan şeylere bu kadar çekiliyoruz? Yıllarca acı ve dramı aşk sanmamız tesadüf mü? Bize sinir, stres ve tükenmişlikten başka hiçbir şey vermeyen o işte senelerce kalmamızın sebebi ne? Ya da sınırlarımızı defalarca altüst eden, bizi yoran arkadaşlıklara neden devam ediyoruz?
Ne zorumuz var ki? diye soruyor insan kendi kendine. Eğer bu soruyu soruyorsanız, tebrikler, doğru yerdesiniz. Çünkü sorgulamanın başlaması, değişimin başladığının ilk ve en güçlü işaretidir.
Zihin Neden Konfor Alanını Seçer?
Cevap basit ve derinde yatıyor: Biz, iyi hissettiren şeyleri değil, tanıdık gelen şeyleri tekrar etme eğilimindeyiz.
Zihnimiz, bilinmeyene karşı doğal bir direnç gösterir ve tanıdık olana güvenir. Bilinçaltımız, "olması gerekenin bu olduğuna" inanır. Neden mi? Çünkü bu davranış kalıbı, genellikle çocuklukta öğrenilmiştir. O dönemde sinir sistemimiz, güvende kalmanın yolunun bu tanıdık düzenden geçtiğini kodlamıştır.
Bu yüzden insanlar eş seçiminde, ailelerinden, özellikle de ebeveynlerinden tanıdık karakter özelliklerine sahip kişilere çekilirler.
Bu yüzden ailesinde sevgiyi çelişkili, zorlu veya dramatik olarak deneyimlemiş kişiler, her sosyal ve romantik ortamda bilinçdışı olarak bu dinamiğe kapılırlar.
İlk Öğretmenler: Aile ve Ötesi
Tabii ki bu durumun tek kaynağı aile değil. Orijinal metinde de bahsedildiği gibi, okul öncesi öğretmenler gibi ilk bakımı sağlayan kişiler de en az aile kadar önemlidir. Onların tutumu, çocuğun sinir sisteminde derin yankılar bulur ve yetişkinlik dünyasındaki ilişki kalıplarını büyük ölçüde etkiler.
Peki Şimdi Ne Yapmalı?
Şimdi asıl soru geliyor: İyi güzel anlattık, peki şimdi ne yapmalı?
Kabul edelim ki, hayatımızın ilk yıllarında her şey bizim kontrolümüzde değildi. Annemiz, babamız, ilk çocukluk anılarımızı oluşturan çevre... Bunlar bizim seçimimiz değildi. Ama şimdi yetişkiniz.
Az önce kendinize bir sürü güçlü soru sordunuz. Bu, harika bir başlangıç.
Unutmayın: Siz bozuk değilsiniz! Tam tersine, son derece uyumlusunuz. Sadece, seni ve sinir sistemini o dönemde güvende tutan bir dilde, güvenliği öğrendiniz. Bu dil, acı veren ama tanıdık olandı.
İyileşme süreci, sinir sistemine yepyeni bir dil, konforlu, güvenli ve huzurlu bir ilişki dilini yeniden öğretmeyi içerir. Bu, cesur bir yolculuktur ve siz ilk adımı attınız bile.

Yorumlar
Yorum Gönder